Emre’den Sevim’e
SEVİMli EMRE
Ela ve Ali ile
15 yıl ve daha başlangıç…
Canım, sana anlatmak istediğim küçük bir hikâye var.
Aşağı kaydır
KAPAK
Kapak
SEVİMli EMRE — Ela ve Ali ile…
Küçük adımlarla başlayan, büyük hayallerle büyüyen bir hikâye.
Aynı yol, aynı ekip, nice daha güzel hikâyeler…
SAHNE 01
Ben Seni Fark Etmişim
Üniversite yılları. Yeni insanlar, yeni fikirler, büyük hayaller.
Sen her zamanki gibi bir şeyler anlatıyordun; enerjik, heyecanlı, detaycı. O gün seni sadece bir arkadaş olarak değil, farklı biri olarak fark etmiştim.
Yıllar sonra MSN’de adını çevrimiçi listemde gördüm. Gece geç saatlere kadar konuştuk; konular hiç bitmezdi. İlk buluşmamız Saray Muhallebicisi’ndeydi; ben heyecandan çok konuştum, sen gülümseyerek dinledin.
Ertesi gün Libya’ya gittin. Ardında yarım kalan cümleler ve tekrar görüşme umudu bıraktın.
“Bu çocuk çok zeki… Ne kadar farklı…”
Oysa bu, sadece başlangıçmış.
BÖLÜM I
Bazı hikâyeler mesafeyle başlar…
SAHNE 02
Uzakta, Ama Artık Biz
Aramızda binlerce kilometre vardı, ama her gece mesafe biraz daha kısalıyordu.
Sen Libya’da yeni bir ülkeye ve yeni sorumluluklara alışıyordun; ben İstanbul’daydım. Her akşam aynı şey: telefonumda sen. Saatler su gibi akıyordu.
Bir gece söyleyecek bir şeyim vardı ama nasıl anlatacağımı bilmiyordum. Sonunda söyledim: “Galiba ben sana âşık oldum.” Sen de aynısını söyledin ve o an binlerce kilometre anlamını yitirdi.
“Anlat bana… Bugün neler oldu?”
“Türkiye’ye geleceğim. Seni görmenin zamanı geldi.”
SAHNE 03
Bugün Hiçbir Şey Ters Gitmesin
İlk maceralarımız: Şile, Küçüksu, bir kolye.
Origami laleler, mumlar ve az kalsın yanan bir ayakkabı… Her şeyin ters gitmesini beklediğim bir gündü; yine de en güzel günlerimizden biri oldu.
“Bugün hiçbir şey ters gitmesin…”
SAHNE 04
Büyükada… Küçük Bir Cennet
Büyükada; küçük bir cennet. Bisiklet, deniz kokusu, akşamüstü ışığı.
Kalabalıktan uzakta, sadece ikimizin olduğu bir gün. O gün ikimiz de anladık: bu bir tatil değil, bir başlangıçtı.
SAHNE 05
Bozcaada… Biraz Çocuk, Biraz Aşık
İlk Bozcaada tatilimiz. Biraz çocuk, biraz âşık.
Motosiklet, beyaz Volkswagen, rüzgâr ve sonu gelmeyen kahkahalar. Plan yoktu; sadece birbirimiz vardı.
SAHNE 06
Bozcaada… Bu Kez Her Şey Daha Farklı
Bozcaada’ya ikinci gidişimiz. Bu kez her şey daha farklıydı.
Cebimde bir soru, denizde kırmızı bir denizyıldızı vardı. “Evet” dediğinde hayatımın en güzel cevabını almıştım.
“Benimle bir ömür yürür müsün?”
BÖLÜM II
Aynı yol, artık aynı hayat.
SAHNE 07
Düğün… Artık Gerçekten Biz
Düğün günü. Artık gerçekten “biz”di.
Kalabalık, müzik, ellerimiz ve sabaha kadar süren bir mutluluk. O gün verdiğimiz sözü hâlâ her sabah yeniden veriyoruz.
SAHNE 08
Maldivler… Dünyanın Bir Ucunda, İkimiz
Maldivler; dünyanın bir ucunda, sadece ikimiz.
Su üstünde bir ev, camdan görünen balıklar ve hiç acelesi olmayan günler. Hayat bize ilk kez “yavaşlayın” dedi, biz de dinledik.
SAHNE 09
Hiç Yapılamayan Masa
Bizim tahtalara ne oldu, bakın! 😄
İlk evimizde o masayı bir türlü yapamadım; tahtalar yıllarca bir kenarda bekledi. Sonunda onlar da kendi yolunu buldu: çocuklarımızın sallanan oyuncak atı oldu.
Belki de en güzel projeler, planladıklarımız değil; yarım kalıp sonra bambaşka bir mutluluğa dönüşenlerdir.
“Bu hafta sonu kesin yapıyorum…”
— ve yıllar sonra: en iyisi oldu. ♥
SAHNE 10
Uzaklarda da Olsam, Hep Seninle
İş seyahatleri, uzun uçuşlar, farklı şehirler.
Nerede olsam hep seninleydim. Yılbaşında kavuşmak, bütün o ayrılıkları bir anda siliyordu.
SAHNE 11
Paris’e… Az Kalsın Gidemiyorduk!
Paris’e… az kalsın gidemiyorduk!
Son dakika telaşı, kaçırılmak üzere olan bir uçuş ve sonunda nehir kenarında bir akşam. Bizim hikâyelerimiz hep küçük bir felaketle başlar, hep güzel biter.
SAHNE 12
Yunanistan Turu
Yunan adaları turu: Santorini, Mykonos, beyaz duvarlar, mavi kapılar.
Güneş batarken hiç konuşmadan oturduğumuz o dakikaları hâlâ hatırlıyorum.
BÖLÜM III
Artık sadece ikimiz değildik.
SAHNE 13
Artık Üç Kişiydik
Ela geldi. Artık üç kişiydik.
Uykusuz geceler, ilk gülüşü, elimizi ilk kez tutuşu. Ev küçüktü ama sevgi sığmıyordu.
SAHNE 14
Bir Anda Her Şey Değişti
Sonra bir anda her şey değişti. Ela çok hastalandı.
Hastane koridorları, bekleyişler, korku. En çok korktuğumuz günlerde birbirimizin elini hiç bırakmadık.
Ve Ela aramıza geri döndü. Ardından Ali doğdu; artık dört kişiydik.
“Ela aramıza geri döndü.”
SAHNE 15
Dört Kişilik Maceralar — Kışlar
Dört kişilik maceralar — kışlar.
Palandöken, Erciyes, Kartalkaya, Gürcistan. Kar, kızak, düşmeler, kahkahalar ve akşam sıcak çikolata.
SAHNE 16
Dört Kişilik Maceralar — Yazlar
Dört kişilik maceralar — yazlar.
Kaş, Kalkan, Dalaman, Dalyan, Kekova. Deniz, tekne, tuzlu saçlar ve gün batımında dört kişilik bir gölge.
BÖLÜM IV
Bazı insanlar gitmez. Sadece hatıraya dönüşür.
SAHNE 17
Bizimle Kalanlar
Bizimle kalanlar.
Musa Dede, babam Ali, Meryem Babaanne. Bazı insanlar gitmez; her zaman bizimle.
Onları anarken hüzün değil, sıcaklık duyuyoruz.
BÖLÜM V
Yıllar geçti. Biz hâlâ birlikte güldük.
SAHNE 18
40+ — Hâlâ Eğlenmeyi Biliyorduk
40+ ve hâlâ eğlenmeyi biliyorduk.
Konserler, müzik, “Dolu Kadehi Ters Tut”. Levent Yüksel, Ümit Besen, Selami Şahin…
Bir konserde omzumda oturuyordun, ellerin havadaydı. O an yıllar geçmemiş gibiydi.
BÖLÜM VI
Sonra yeni bir ülkeye, birlikte yeniden başladık.
SAHNE 19
Yeni Hayatımız
Bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark ettik: İstanbul’un kalabalığı, trafik, hiç bitmeyen işler.
Sen üniversitedeki kariyerini, ben yakıt hücresi hayalimi taşıyordum. Sen belirsizliğe rağmen hayalime inandın.
Başvuru kabul edildi, valizler toplandı ve birlikte Finlandiya’ya, Tampere’ye taşındık. Yeni ülke, yeni okul, yeni dil, yeni bir şirket.
Bugün ormanlar, göller, kar ve çocuklarımız var. Sen Fince öğreniyorsun, ben şirketimi büyütüyorum. Hayat daha sakin ve umut dolu.
“Hadi, birlikte yeniden başlayalım.”
SAHNE 20
Canım…
15 yıldır benimlesin. Birlikte büyüdük, birlikte güldük, korktuk, yorulduk. Bazen kavga ettik, bazen dünyadan kaçtık.
İki harika çocuk büyüttük. İnsanlar kaybettik, yeni insanlar tanıdık. Dünyanın başka bir köşesinde yeniden başladık.
Benim hayallerime inandın; bazen benim bile inanmakta zorlandığım zamanlarda yanımda durdun. Bütün güzel fedakârlıkların, bana verdiğin bu güzel hayat ve bütün bu güzel anılar için teşekkür ederim.
Bir ömür boyu birlikte olmak dileğiyle… Bakalım bizi daha neler bekliyor.
İyi ki varsın Canım.
— Emre
EPİLOG
Bizim Tahtalar… Sallanan At
Bizim tahtalara ne oldu, bakın! 😄
Bu tahta at, aslında yıllar önce masa yapmak için aldığım ahşap tahtalardan yapıldı.
Masa hiçbir zaman yapılamadı; ama tahtalar, Ela ve Ali'nin kahkahalarıyla en güzel işine kavuştu.
“Bu hafta sonu kesin yapıyorum…”
— masa olmadı, ama daha iyisi oldu. ♥
İyi ki varsın Canım.
SEVİMli EMRE
Ela ve Ali ile — 15 yıl ve daha başlangıç…
— Emre